Floransa Gezi Rehberi

Gezsek Yesek tarafından eklenmiştir.
    219 Kez Görüntülendi

Toskana bölgesinin başkentindeyiz yani evet sonunda benim en merak ettiğim şehirdeyiz. Çünkü Floransada geçen o kadar çok dizi izledim ve kitaplar okudum ki hep gözümde canlandırdığım şehri sonunda canlı görebildim. Bu sebeple İtalya gezimin içindeki en önemli, en heyecanla beklediğim yer benim için Floransa.

Ve bugün buraya gelmiş bulunmaktayım. Şehrin içine girip Duomo meydanında yürürken ünlü Floransa katedralini şöyle ucundan bile görmek beni büyüledi.

Gezi rehberine başlamadan önce Floransa ile ilgili mutlaka bilmemiz gereken şey Medici ailesi.

Bilenler bilir ticaret sanat ve bankacılık alanlarında oldukça başarılı olan bu aile 14-17. yy arasında adını tarihe altın harflerle yazdırmış. Gerçi tabi onlarda da çok entrikalar dönmüş ama sonuçta özellikle sanata kattıklarından dolayı ve bir de çok zengin olmalarından kolaylıkla unutulacak bir aile değil.

 

Duomo Meydanı (Floransa Katedrali)

Santa Maria Del Fiore Katedrali

Oldukça görkemli bir kilise burası. Önünde kocaman bir kuyruk var. İçeri girmek için baya bir sıra beklemeniz gerekiyor ki o da öğleden sonra anca çünkü öğlen içeride yapılan ayinler vs bittikten sonra giriş yapılabiliyor. Bu sebeple tavsiyem giriş biletinizi önceden temin etmeniz.

Arnolfo Di Cambio tarafından tasarlanan bu kilise dünyanın 3. en büyük kilisesi. 15. yyda tamamlandığında Avrupanın en büyük kilisesiydi. 1296 yılında yapımına başlanılmış, 1412 yılında Çiçek bakiresi Santa Maria Del Fioreye adanmış. Kilise yapımını Gitto devralmış, hatta yanındaki Çan kulesine de adını vermiştir. Çan Kulesi de 85 m yüksekliğinde, yani oldukça yüksek. 1436 yılında  katedrale son şeklini veren Filippo Brunelleschi olmuş.

Yine burada da Gotik mimari görülüyor İtalyanın pekçok kilisesinde olduğu gibi.

Katedralin üzerinde gördüğünüz heykeller ünlü sanatçılara ait, Da Vinci, Michelangelo gibi. Ama bu heykeller orijinal heykeller değil, kopyaları. Altta ise Meryem ve havarilerin heykelleri bulunuyor.

 

Cennet Kapısı (Aziz Giovanni Vaftizhanesi)

1059 1128 yılları arasında Pisano ve Lorenzo Ghiberti tarafından yapılan bu vaftizhane 19. yy’a kadar Katoliklerin vaftiz törenleri için kullanılmıştır. İç ve dış kısmı mozaiklerle süslenmiş sekizgen şekilli bir yapı karşımızdaki. Buraya ün kazandıran kapı Cennet kapısı olarak geçen hatta Dante’nin meşhur İlahi Komedyasına konu olan kapıdır. 5 er adet sağda ve solda İncil ve Tevrattan çeşitli sahneler bu kapının üzerine betimlenmiştir. Hatta okuyanlar bilir Dan Brown’un  Cehennem romanında da bu kapıdan çok bahsedilir.

Dante burada yaşamış ve İlahi komedyayı burada yazmaya başlamış. Bu kapı kopya ama o zamandan beri değişime hiç uğramamış. Eski köprü üzerinde Mediciler tarafından kovulmuş ve bu hikayeyi Veronada tamamlamış.

Gelelim kapıdaki figürlere, öncelikle Ghiberti tarafından yapıldığını söylemeliyim. Çok etkileyici bir kapı olduğu için Michelangelo buraya Cennet Kapısı demiş. Hatırlayabildiğim kadarıyla hangi sahnelerin olduğunu size tek tek yazmaya çalışayım.

En üst soldaki sahne, Adem ve Havvanın  cennetten kovuluşu

En üst sağdaki, Habil ve Kabilin hikayesi

Soldan ikinci, Hz. Nuhun oğlunun bile kendisine inanmaması yüzünden üzüntüden kendinden geçmiş hali

Sağdan ikinci, Hz. İbrahimin Hz. İshakı kurban edeceği sırada gökten kurbanın gelmesi

Soldan üçüncü, İncilde geçen Esatla Yakubun hikayesi (babalarının ikizlerden birini çok sevmesi)

Sağdan üçüncü, Hz. Yusufun köle olarak satılması

Soldan dördüncü, Hz. Musanın 10 emri alışı

Sağdan dördüncü, Hz. Musanın cenazesi

Soldan beşinci, savaş sahnesi

Sağdan beşinci, Solomonun düğünü

 

Senyörler Meydanı

Rönasansın başlamasına neden olan pekçok unsuru barındırdığı için bu meydan çok önemli mutlaka görülmeli. Bu meydanı geçerek Ufizzi Galerisine oradan Ponte Vecchio ya ulaşabilirsiniz.

Aslında burası eski saray. Önünde pekçok ünlü sanatçının heykelleri var, kimisi orijinal kimiis kopya. Bazılarından örnek verebilirim size.

Medicinin Celliniye yaptırdığı heykel, Medusanın başı elinde vücudu ayağının altında olan heykel hemen gözünüze çarpacak. Anlamı da Medicilere karşı gelirseniz işte sonunuz böyle oluru anlatmak. Yani Floransa halkına gözdağı vermek için yaptırılan bir heykel.

Bandinelli tarafından yapılan Herkül heykeli, kötü adamı altetme betimlenmiş ama heykeldeki ilginçlik kötü adamın yüzünde sinsi bir gülüş olması.

En önemli heykel (kopya da olsa) Michelangelonun Davud heykeli. Heykelin eli oldukça büyük, gücü simgelemesi açısından bu şekilde yapılmış. 400 yıl boyunca aslı burada durmuş fakat sonradan Floransa Güzel Sanatlar Akademisi Galerisine götürülmüş.

 

Bir de şansımıza güzel bir gösteriye denk geldik. Baya güzel bir görsel şölen oldu. Meydanda ne kadar da bir yapılıyor bilmiyorum gerçi ama bizim çok hoşumuza gitti.

 

Ponte Vecchio (Vecchio Köprüsü)

Bu köprünün çok ilginç yanları var. Öncelikle olarak Eski sarayla yeni saray arasındaki köprü bu. Zamanında Medicilerin gizli bir geçit gibi kullandığı koridorun bulunduğu köprü. Çünkü seyehatlerini halka görünmeden yapabilmek için. Bu koridoru yapmak için bu hizada bulunan bütün evleri yıktırmışlar. Sadece Mannellilerinkine dokunmamışlardır.

Bu köprü Arno nehri üzerine inşa edilenlerin en eskisi. 2. Dünya savaşında da yıkılmayan tek köprü.

İlginç yönü daha önceden bu köprüde hep kasaplar varmış. Bu kasaplar bütün çöplüklerini Arno nehrine attıkları için Mediciler başa gelince, biliyorsunuz onlar lüks ve gösterişi seven bir aile, bu köprünün güzel olması ve pis kokuların gitmesi için kasapları kapattırıp her yeri kuyumcuyla doldurtmuşlardır. Halen neredeyse tamamı kuyumcu buranın. Ama fiyatlar çok pahalı.

Köprü üzerinde Cellini’nin büstü de var. Çünkü bu köprünün mimarı olduğu söyleniyor.

 

Ufizzi Galerisi

Mimar Vasari tarafından 1560-80 yılları arasında Dük 1. Cosimo için çalışma ofisi olarak inşa edilen bu bina, Son Medici Marianın (ismini doğru hatırlamıyor olabilirim) erkek çocuğu olmadığı için bütün mal varlığını halka bağışlamasıyla burası ofis ve saraylıktan çıkarılıp müze haline getirilmiş.

Müzenin önündeki sütunların içinde yine ünlü sanatçıların heykelleri bulunuyor. Da Vinci, Dante gibi.

Avrupanın ikinci en büyük müzesine girmek için yine tavsiyem önceden bilet almanız. İnternetten alabiliyorsunuz.

 

Cumhuriyet Meydanı

Burası da büyük ve önemli bir meydan. Güzel güzel cafelerin bulunduğu çok ferah bir alan. Yine Avrupanın klasiklerinden olan Zafer Takı burada da var.

Burada bozuk para atıp dilek diliyorlar. Sonra bir dilenci geldi hoop bütün paraları herkesin gözü önünde aldı gitti :)) Çok anlamlı oldu gerçekten :P

Sokak sanatçıları da baya var burada. Örneğin bu abimiz her hafta başka bir şey çiziyormuş bu sokağa.

Ve burası da yeni saray :)

Gelelim Floransa'da ne yiyebilirsiniz.

Biz İtalya'da en çok take away olayını sevdik yemek konusunda. Git makarnanı pizzanı al otur dışarıda bir köşeye afiyetle ye. Eğer havada güzelse bence oldukça keyifli. Biz de burada Gusto Leo diye bulup istediğimiz makarnayı söyledik. Ve meydanda oturduk bir güzel yedik. Hem daha keyifli hem de take awayde fiyat daha uygun.

Penne ve Fettucini gördüğünüz tabaklar, kremalı mantarlı ve peynirli. Kesinlikle fettucini her zaman ilk tercihim :)

Gerçekten dedikleri gibi İtalyada makarna mutlaka yenilmeli. Lezzetli hatta baya :)

 Arkadaşımızın çok keyifli sohbeti de vardı.

Buraya kadar gelmişken tabi ki Tiramisu da yedik. Pazskowski oldukça bilinen bir mekan. Hem tiramisu çok lezzetli hem de fiyatı çok uygun. bu gördüğünüz tabak 2 euro.

Floransa aynı zamanda pinokyonun da memleketi :) Bu mağazayı görürseniz içeri girip bir bakın neler neler var bir görün :)

Ve son olarak yurtdışındaysanız ve oraların pazarına denk gelirseniz mutlaka girip dolaşın ve en olmadı meyve yiyin. Çünkü gerçekten oralarda tatları bir başka :)

Keyfiniz bol olsun. İyi gezmeler...

Yorum Yap

Sosyal Medya Hesapları

Fiyat Listesi

Bıraktığım Kart