Pompei Gezi Rehberi

Gezsek Yesek tarafından eklenmiştir.
    146 Kez Görüntülendi

Pompei üzerine çok konuşulan filmler yapılan meşhur bir yer. Tahminimce tarihini herkes bilmese de en azından ismini duymayan yoktur. Buraya gelene kadar Pompei hakkında bildiğim sapkınlıkları yüzünden tanrının gazabına uğramış bir halk oldukları. Vezüv yanardağının patlamasıyla bir kavmin tamamen ortadan kalktığı. Tabi gelince etrafı gezerken her şeyi baya ayrıntılı öğrendik.

Önce çok kısa tarihinden bahsedelim çünkü çok ilgi çekici bir hikayesi var.

MS 61 yılında Pompeide bir deprem oluyor. Bu deprem için deniliyor ki Tanrı, halkın bahsedilen sapkınlıkları için bu depremi bir ikaz olarak gönderdi. Ama kendileri bunu anlamayıp aynı hal vaziyet üzerine devam ediyorlar ve 79 yılında Vezüv yanardağı patlıyor. Patlama 3 gün sürüyor. Halk ilk 2 gün evinden çıkmıyor, geçer diye düşündükleri için. Ama 3. Gün yanardağın lavları bütün şehri sarmış ve artık kaçmak için geç kalınmış. Cinselliğe çok düşkün olarak bilinen bu 25 bin kişilik halk böylece tanrının gazabına uğrayıp tamamen lavların altında kalıp can veriyorlar.

 

Şimdi gelelim adım adım gezdiğimiz yerlere, Pompei girişinde harabeler görüyoruz. Onlar aslında daha önceden yaşayanların evleri. Önündeki çevrili alan ise nehir yatağı ama şuan su kalmamış. Yanardağ patlayınca bu hale gelmiş buralar. Aslında burası zengin muhit. Ki normalde de Pompei halkı çok zengin.

Yol üstünde kaya mezarlıkları var. Halkın bazısı ölülerini gömüyor bazısı ise yakıyor. Yakanlar ölülerin küllerini bu mezarlıkların içine koyuyorlar.

 

 

 

 

Daha ileride Gladyatörlerin çalıştığı yerleri, hazırlandıkları odaları gördük. Gerçekten filmlerden fırlamış gibiydi. Burada gördüğümüz sütunların orijinal olduğunu bilmek de bizi bir o döneme götürdü diyebilirim.

Gösteriler ise anfi tiyatraoda yapılıyor.

Bir de küçük tiyatro var. Burada daha eğlenceli gösteriler sergileniyor. Konserler tiyatrolar gibi. Küçük tiyatronun sahne kısmında bir alan var tam ortada. Orası şarkı söyleyen kişinin durduğu yer. Çünkü o noktanın özelliği sesin yankılanmasını sağlaması, bir nevi mikrofon görevi görüyor yani.

Tiyatroda kapıların üstü loca kısmı. Orada zengin ve nüfuzlu insanlar bulunabiliyor. Orkestra ise arka tarafta.

Büyük tiyatroda ise dramatik eserle sergileniyor. Burada her şey orijinal değil. Restorasyon çalışması yapılmış. Buradaki öğrendiğim en ilginç şeylerden biri en üstte çevrili alanda bayanların ayakta durup erkeklerin üstüne tente tutmaları. Yani burada da erkekler kıymetli. Bu tiyatronun kapasitesi ise 5000 kişi.

 

 

Yol üstünde yine evler görüyoruz. Halktan kesimin evleri hep standart. Evin arka kısmı yaşadıkları yer, ön tarafı dükkanları. Yaşam tarzları bu şekilde.

 

 

Biraz daha ilerleyince burada yaşamış olan çok zengin birinin 2000 metrekarelik evine geldik. Bu ev Yunanlı şair Menandrosun evi olarak geçiyor ama asıl yaşayan kişi şair değil, yaşayan kişi bu yunanlı şairi çok sevdiği için evin ismi böyle.

Evin ortasında bir sarnıç var. Üstü açık olan bu alandan yağmur suları aşağıyı dolduruyor ve buradan kullanım suyu elde ediliyor. Yanındaki kuyudan çekerek kullanılıyor.

Bu evde köleler üst katta evin sahibi girişte yaşıyor. Çünkü üst kat yazları çok sıcak kışları da çok soğuk.

Ev çok büyük ve çok fazla oda var. Her bir şey için farklı bir oda yapılmış. Du edilen yer ayrı, yazı odası ayrı gibi. Kocaman bir de banyo var.

Ayrıca evin içinde iskeletler de var. Rivayete göre patlama sırasında eve girmiş olan hırsızların iskeletleri bunlar.

Bu evin daha bir ilginç yanı 1700lü yıllarda yapılan kazı çalışmalarında, evin altında başka bir medeniyet daha bulunmuş. Kesin bilinmese de Yunanlılara ait bir medeniyet olduğu söyleniyor.

 

 

Çok bahsedilen hamamlara geldik. 2 farklı alan var burada, biri sıcak biri soğuk alan. Hamamdaki en dikkat çekici şey taşlaşmış hamile bayanın sergilenmesi. 1740 yılında Fransızların kemiklerin içini alçıyla doldurmasıyla burada taşlaşan insanlar bu görüntüyü alıyor.

Özellikle ilk resimdeki hamile bayan en bilinenlerden.

 

Şehrin içindeki genelev de oldukça ilginç. Geneleve giden yol penis şekli ile gösteriliyor.Yani onların tabelası bu. Bir tane duvarda bir tane de yerde gördük bu simgeden. Yol tabelaları bu şekilde. Genelevde odalar oldukça küçük ve duvarlarda da konsepte uygun fotoğraflar var. Aslında ne kadar sapkın bir halk olduğunu bu genelevden de anlayabiliyoruz.

Forumda dağı gören kısıma bir tapınak inşa etmişler. Bu tapınağın kendilerini yanardağından koruyacağını düşündükleri için tam dağın önüne yapmışlar. Tapınağın yakınlarında da görebileceğiniz bir sürü taşlaşmış insan ve hayvan var.

 

Adliye Sarayının ortasında bir kuyu var. Büyük suçların cezası, bu kuyudan aşağı suçluları merdivenle indirip orada bırakmak. Küçük suçların cezası ise şehirde çalıştırmak, iş yaptırmak.

 

Ve o görkemli Vezüv yanardağının tepeden çekilmiş bir görüntüsü.

 

Beni çok etkileyen bir gezi oldu. Çünkü gezdiğiniz yerlerde çok eskiden böyle bir olayın yaşanmış olduğunu bilmek benim için çok ilgi çekici. İtalya’ya giderseniz Pompei’yi rotanıza almanızı tavsiye ederim.

 

Gelelim neler yedik burada.

Bizim rehberimiz bizi Ristorante Vesuvio diye bir mekana getirdi. Burada fix mönü var.

Masamıza salata kalamar pizza içeceklerimiz ve dondurma geldi. Hepsinin tadı fena değildi diyebilirim. Pompeiden çıkınca zaten gözünüze çarpan ilk büyük restoran burası. İç kısmı çok kokuyordu bu sebeple orada oturmak istemedik. Ama başka bir yerde daha güzel şeyler yiyebilirdik. Çok da tatmin etmedi beni.

Afiyet olsun..

 

 

 

 

Yorum Yap

  • italya pompei
Sosyal Medya Hesapları

Fiyat Listesi

Bıraktığım Kart